Edelweiss, Alp Dağlarından Bir Aşk Hikayesi

“Edelweiss, Alp Dağları’nın yüksek kesimlerinde yetişen beyaz bir çiçektir.

1907’de Avusturya imparatoru Franz Joseph tarafından dağcı birliklerinin sembolü haline gelmiştir.

Bu tarihten beri birçok Avrupa ülkesinde üstün başarılı askeri birimler ve/veya dağ komandoları tarafından sembol olarak kullanılır.”

 

Yukarıdaki tanımlamanın bu güzel çiçek için yetersiz olduğunu az sonra anlatacaklarımdan sonra umarım sizler de anlayacaksınız…

 

Bu güzel ve değerli çiçekle ilk tanışmam 1997 senesinde Alp dağlarına ilk ziyaretim sırasında olmuştu.”Bir kardelene verilen bu önemin nedeni  ne olabilir ki?” dedim ve o aşk o gün başladı.

Kelimeyi parçalara bölersek “edel” soylu, “weiss” ise beyaz anlamındadır. “Kıymetli Beyaz” isimli bu çiçeğin latince ismi olan “Leontopodium” ise Yunanca da “Aslan Ayağı” anlamına gelir.

Ölümüne aşk bu çiçekte vücut bulur. Sevdiceğine bu çiçeği hediye edebilmek yarışında kim bilir kaç genç alp köylüsü genç sarp kayalıklar da hayatını kaybetmiştir? Ancak saf aşk bazen zorlukları göğüsleyebilmeyi ve bazen de bu uğurda can vermeyi emretmez mi?

Kim bilir kaç tanesi de kız arkadaşlarının gönüllerine isimlerini derin harflerle yazdırabilmişlerdir?  Bu konuda bir kayıt yok ancak “Alpinizmin” doğuşunda bu küçük yünlü çiçeğin büyük bir yeri vardır.

“Dağ Çiçeklerinin Kraliçesi” olarak da adlandırılan, küçük beyaz ve yünsü görünümlü bu çiçek yüksek kayalık uçurumların ulaşılması güç noktalarında soğuğa ve zor hava şartlarına  direnir.

Avusturya ve Bavyera Alpleri’nden başka bir de Kafkas Dağları’nda rastlanan bu çiçek için Alplerde söylenen bir söz vardır.

”Nur die Elite kann Edelweiss erreichen”

“Edellweiss’a sadece tecrübeli dağcılar ulaşabilir”

Edelweiss’in anatoprağı Mogolistan bozkırlarıdır. Son buzul çağında Alpler’e uzanmayı başarmıştır. Dünya üzerindeki yayılımı Avrupa dağlarında, Jura dağlarından ve Karpatlardan, Pirenelere kadar uzanan bölgede görülebilir.

Uzun zamandır Alp Dağları’nda “koruma altında” olan bu çiçeğin yurtdışına çıkarılması, koparılması yasaktır. Ancak tohumları satışta rahatlıkla bulunabilir ve ekim denemelerini kendiniz uygun şartları sağlayarak yapabilirisiniz.

 

Bu fotoğraf Montis ofisinde, soğukta, cam önünde yaptığımız 2. denememizden bir görüntü. Henüz 14.gündeyim, umarım 1 haftaya filizleri göreceğiz. Heyacanlıyız. Zor dağ şartlarını, aslında ilk baharın ilk günlerini yaratmak konusunda hassas olmamız lazım.

 

Geleneksel Tıptaki Yeri:

Karanlık Ortaçağ ve öncesi zamanlarda, sihir işlerinde  “görünmezliği” sağladığı ve hatta “kurşun işlemez”  birisi olmanızı sağladığı söylenir.

En eski kullanım alanlarından biri romatizmal ağrıları gidermektir, bu yöntem özellikle Tirol bölgesinde sıklıkla kullanılan geleneksel bir tedavi yoludur.

Bu bitkinin kullanım alanlarından aldığı bazı Almanca isimleri vardır. Strahlendes Ruhrkraut (dizanteri bitkisi) ve Bauchwehblume (mide ağrısı bitkisi) isimlerinden anladığımız üzere dizanteri ve ishalde kullanımı da söz konusudur. Difteri de ,öksürüğün giderilmesin de olan yararlarının yanında göğüs kanseri tedavisinde yararlı olduğu bilinmektedir.

Solunum problemleri ve abdominal düzensizliklere iyi geldiği, ayrıca yüksek antioksidan yapısı nedeniyle hücreleri zararlı ajanlardan koruduğu bilinmektedir.

Edelweiss ekstratı cilt sağlığında yaşlanma karşıtı etki göstermekle birlikte, cilt mantarında ve bakterilerin tedavisinde etkilidir. Bu ekstrat güneş sonrası cilt koruma ve nemlendirmesinde de kullanılmaktadır.

Bilinen farkli isimleri şöyledir: Aslan Ayağı, Güzel Yıldız, Alplerin Ölümsüz Çiceği ve Buzul Kraliçesi.

Yaşam alanları:

Yüksek dağlarda yüksek UV etkisinde ve düşün atmosferik basınç altında yaşar. Sıcaklık ve nem seviyelerinin ekstrem değerlerine uyum sağlamıştır. Kaya çatlakları arasında ya da uzun duvarların üzerindeki küçük çakıllı topraklık yerlerde görülür.

Bu ekstrem koşulların çiçeği bir çok ticari markanın sembolü olmuş ve Alp bölgelerinde yaşamın içine fazlasıyla girmiş durumdadır.

Aşağıdaki bazı fotoraflar bunu size daha iyi anlatacaktır.

 

 

 

 

Montis ekibi olarak Edelweiss’ın bizlere olan etkileri yaşam alanlarımıza da yansımıştır.

O sembolü her gördüğümde içimde bir mutluluk oluşur, sıkıştığım şehir ortamında hoş kokulu bir dağ esintisini hissederim. Dağlara olan özlemim artar.

 

SaveSave

SaveSave

SaveSaveSaveSave

2 thoughts on “Edelweiss, Alp Dağlarından Bir Aşk Hikayesi
  • buse

    Beni taaa buralara kadar sürükleyen Edelweiss sen ki o sert iklimde yüksek ısıda bir kayanın bile bu kadar zarif bir çiçeğe zemin olabileceğini bize anlattın senin kokunu da duyucam one day..Bilgilerinizden istifade ettim sevgili site çalışanları..

  • Fırat
    5/5

    Edelweissi araştırırken güzel sitenizi görüp bilgilendirici yazınızı okuduktan sonra edelweisse karşı daha bir sempatim arttı doğrusu. Bir gün yolum isviçreye düşerse mutlaka alplere çıkıp edelweiss bulucam :) Yazınızı okurken kokusunu hissettim resmen. Böylesine güzel sitenizi geç keşfettim ama olsun bundan sonrasında yazılarınızı okurum :)

Yorum Bırak